﴿ قَالَ إِنَّكَ مِنَ ٱلۡمُنظَرِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfAllah: Haydi, sen mühlet verilenlerdensin, buyurd...
﴿ قَالَ فَبِمَآ أَغۡوَيۡتَنِي لَأَقۡعُدَنَّ لَهُمۡ صِرَٰطَكَ ٱلۡمُسۡتَقِيمَ ﴾
Sûratu'l-A'râfİblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık,...
﴿ ثُمَّ لَأٓتِيَنَّهُم مِّنۢ بَيۡنِ أَيۡدِيهِمۡ وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ وَعَنۡ أَيۡمَٰنِهِمۡ وَعَن شَمَآئِل... ﴾
Sûratu'l-A'râf«Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, s...
﴿ قَالَ ٱخۡرُجۡ مِنۡهَا مَذۡءُومٗا مَّدۡحُورٗاۖ لَّمَن تَبِعَكَ مِنۡهُمۡ لَأَمۡلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكُ... ﴾
Sûratu'l-A'râfAllah buyurdu: Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak...
﴿ وَيَٰٓـَٔادَمُ ٱسۡكُنۡ أَنتَ وَزَوۡجُكَ ٱلۡجَنَّةَ فَكُلَا مِنۡ حَيۡثُ شِئۡتُمَا وَلَا تَقۡرَبَا هَٰ... ﴾
Sûratu'l-A'râf(Allah buyurdu ki): Ey Âdem! Sen ve eşin cennette...
﴿ فَوَسۡوَسَ لَهُمَا ٱلشَّيۡطَٰنُ لِيُبۡدِيَ لَهُمَا مَا وُۥرِيَ عَنۡهُمَا مِن سَوۡءَٰتِهِمَا وَقَالَ... ﴾
Sûratu'l-A'râfNe var ki şeytan, kendilerine kapatılmış olan avr...
﴿ وَقَاسَمَهُمَآ إِنِّي لَكُمَا لَمِنَ ٱلنَّٰصِحِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfVe onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdeni...
﴿ فَدَلَّىٰهُمَا بِغُرُورٖۚ فَلَمَّا ذَاقَا ٱلشَّجَرَةَ بَدَتۡ لَهُمَا سَوۡءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخۡصِ... ﴾
Sûratu'l-A'râfBöylece onları hile ile aldattı. Ağacın meyvesi...
﴿ قَالَا رَبَّنَا ظَلَمۡنَآ أَنفُسَنَا وَإِن لَّمۡ تَغۡفِرۡ لَنَا وَتَرۡحَمۡنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡ... ﴾
Sûratu'l-A'râf(Âdem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kend...
﴿ قَالَ ٱهۡبِطُواْ بَعۡضُكُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوّٞۖ وَلَكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُسۡتَقَرّٞ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِ... ﴾
Sûratu'l-A'râfAllah: Birbirinize düşman olarak inin! Sizin için...
﴿ قَالَ فِيهَا تَحۡيَوۡنَ وَفِيهَا تَمُوتُونَ وَمِنۡهَا تُخۡرَجُونَ ﴾
Sûratu'l-A'râf«Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve orad...
﴿ يَٰبَنِيٓ ءَادَمَ قَدۡ أَنزَلۡنَا عَلَيۡكُمۡ لِبَاسٗا يُوَٰرِي سَوۡءَٰتِكُمۡ وَرِيشٗاۖ وَلِبَاسُ ٱلت... ﴾
Sûratu'l-A'râfEy Âdem oğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek...