﴿ لَّوۡمَا تَأۡتِينَا بِٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ ﴾
Sûratu'l-Hicr«Eğer doğru söyleyenlerden idiysen, bize melekleri...
﴿ مَا نُنَزِّلُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَمَا كَانُوٓاْ إِذٗا مُّنظَرِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrBiz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onl...
﴿ إِنَّا نَحۡنُ نَزَّلۡنَا ٱلذِّكۡرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ ﴾
Sûratu'l-HicrKur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine...
﴿ وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ فِي شِيَعِ ٱلۡأَوَّلِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrAndolsun, senden önceki milletler arasında da elçi...
﴿ وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ﴾
Sûratu'l-HicrOnlara bir peygamber gelmeye dursun, hemen onunla...
﴿ كَذَٰلِكَ نَسۡلُكُهُۥ فِي قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ ﴾
Sûratu'l-Hicrİşte böylece biz onu, (şirki ve inkârcılığı) suçlu...
﴿ لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦ وَقَدۡ خَلَتۡ سُنَّةُ ٱلۡأَوَّلِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrÖncekilerin başına gelenlerden ders almaları gerek...
﴿ وَلَوۡ فَتَحۡنَا عَلَيۡهِم بَابٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّواْ فِيهِ يَعۡرُجُونَ ﴾
Sûratu'l-HicrOnlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıks...
﴿ لَقَالُوٓاْ إِنَّمَا سُكِّرَتۡ أَبۡصَٰرُنَا بَلۡ نَحۡنُ قَوۡمٞ مَّسۡحُورُونَ ﴾
Sûratu'l-Hicryine de «Gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büy...
﴿ وَلَقَدۡ جَعَلۡنَا فِي ٱلسَّمَآءِ بُرُوجٗا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrGökte büyük yıldızlar yarattık ve onları bakanlar...
﴿ وَحَفِظۡنَٰهَا مِن كُلِّ شَيۡطَٰنٖ رَّجِيمٍ ﴾
Sûratu'l-HicrOnları, taşlanmış (kovulmuş) her şeytandan koruduk...
﴿ إِلَّا مَنِ ٱسۡتَرَقَ ٱلسَّمۡعَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابٞ مُّبِينٞ ﴾
Sûratu'l-HicrAncak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşi...