﴿ وَقُلۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِۦ لِبَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ٱسۡكُنُواْ ٱلۡأَرۡضَ فَإِذَا جَآءَ وَعۡدُ ٱلۡأٓخِرَ... ﴾
Sûratu'l-İsrâArkasından da İsrailoğullarına: «O topraklarda otu...
﴿ وَبِٱلۡحَقِّ أَنزَلۡنَٰهُ وَبِٱلۡحَقِّ نَزَلَۗ وَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ إِلَّا مُبَشِّرٗا وَنَذِيرٗا ﴾
Sûratu'l-İsrâBiz Kur'an’ı hak olarak indirdik; o da hakkı getir...
﴿ وَقُرۡءَانٗا فَرَقۡنَٰهُ لِتَقۡرَأَهُۥ عَلَى ٱلنَّاسِ عَلَىٰ مُكۡثٖ وَنَزَّلۡنَٰهُ تَنزِيلٗا ﴾
Sûratu'l-İsrâBiz onu, Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyas...
﴿ قُلۡ ءَامِنُواْ بِهِۦٓ أَوۡ لَا تُؤۡمِنُوٓاْۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ مِن قَبۡلِهِۦٓ إِذَ... ﴾
Sûratu'l-İsrâDe ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şu b...
﴿ وَيَقُولُونَ سُبۡحَٰنَ رَبِّنَآ إِن كَانَ وَعۡدُ رَبِّنَا لَمَفۡعُولٗا ﴾
Sûratu'l-İsrâVe derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz. (O, her t...
﴿ وَيَخِرُّونَ لِلۡأَذۡقَانِ يَبۡكُونَ وَيَزِيدُهُمۡ خُشُوعٗا۩ ﴾
Sûratu'l-İsrâAğlayarak yüzüstü yere kapanırlar ve giderek artan...
﴿ قُلِ ٱدۡعُواْ ٱللَّهَ أَوِ ٱدۡعُواْ ٱلرَّحۡمَٰنَۖ أَيّٗا مَّا تَدۡعُواْ فَلَهُ ٱلۡأَسۡمَآءُ ٱلۡحُسۡ... ﴾
Sûratu'l-İsrâDe ki: «İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Han...
﴿ وَقُلِ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي لَمۡ يَتَّخِذۡ وَلَدٗا وَلَمۡ يَكُن لَّهُۥ شَرِيكٞ فِي ٱلۡمُلۡكِ وَ... ﴾
Sûratu'l-İsrâ«Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortağı bulunmayan, â...
﴿ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ عَلَىٰ عَبۡدِهِ ٱلۡكِتَٰبَ وَلَمۡ يَجۡعَل لَّهُۥ عِوَجَاۜ ﴾
Sûratu'l-KehfHamd; kuluna (Muhammed'e), kendisinde hiçbir (tez...
﴿ قَيِّمٗا لِّيُنذِرَ بَأۡسٗا شَدِيدٗا مِّن لَّدُنۡهُ وَيُبَشِّرَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعۡمَلُونَ... ﴾
Sûratu'l-Kehf(insanları) kendi tarafından çetin bir azap ile i...
﴿ مَّٰكِثِينَ فِيهِ أَبَدٗا ﴾
Sûratu'l-Kehfiçinde ebedî kalacakları (cennetle) müjdeleyen
﴿ وَيُنذِرَ ٱلَّذِينَ قَالُواْ ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ وَلَدٗا ﴾
Sûratu'l-Kehfve «Allah evlât edindi» diyenleri de uyarmak için...