﴿ وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن ذِكۡرٖ مِّنَ ٱلرَّحۡمَٰنِ مُحۡدَثٍ إِلَّا كَانُواْ عَنۡهُ مُعۡرِضِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Kendilerine, Rahmân (o çok esirgeyici Allah) dan h...
﴿ فَقَدۡ كَذَّبُواْ فَسَيَأۡتِيهِمۡ أَنۢبَٰٓؤُاْ مَا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Üstelik (ona) «yalandır» derler, fakat alay edip d...
﴿ أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَمۡ أَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوۡجٖ كَرِيمٍ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Yeryüzüne bir bakmazlar mı! Orada her güzel çiftte...
﴿ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Şüphesiz bunlarda (Allah'ın kudretine) bir nişâne...
﴿ وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Şüphe yok ki Rabbin, mutlak galip ve engin merhame...
﴿ وَإِذۡ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئۡتِ ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّٰلِمِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Hani Rabbin Musa'ya: O zalimler güruhuna, git diy...
﴿ قَوۡمَ فِرۡعَوۡنَۚ أَلَا يَتَّقُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Firavun'un kavmine. Hâlâ (başlarına gelecekten) sa...
﴿ قَالَ رَبِّ إِنِّيٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Musa şöyle dedi: Rabbim! Doğrusu, beni yalancılıkl...
﴿ وَيَضِيقُ صَدۡرِي وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِي فَأَرۡسِلۡ إِلَىٰ هَٰرُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'"Göğsüm daralıyor; dilim çözülmüyor; onun için Har...
﴿ وَلَهُمۡ عَلَيَّ ذَنۢبٞ فَأَخَافُ أَن يَقۡتُلُونِ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Onların bana isnad ettikleri bir suç da var. Bunda...
﴿ قَالَ كَلَّاۖ فَٱذۡهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسۡتَمِعُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Allah buyurdu: Hayır (seni asla öldüremezler)! İki...
﴿ فَأۡتِيَا فِرۡعَوۡنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Haydi Firavun’a gidip deyin ki: Gerçekten biz, âle...