﴿ بَلِ ٱدَّٰرَكَ عِلۡمُهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِۚ بَلۡ هُمۡ فِي شَكّٖ مِّنۡهَاۖ بَلۡ هُم مِّنۡهَا عَمُونَ ﴾
Sûratu'n-NemlHayır, onların ahiret hakkındaki bilgileri yetersi...
﴿ وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبٗا وَءَابَآؤُنَآ أَئِنَّا لَمُخۡرَجُونَ ﴾
Sûratu'n-Nemlİnkârcılar dediler ki: Sahi, biz ve atalarımız, to...
﴿ لَقَدۡ وُعِدۡنَا هَٰذَا نَحۡنُ وَءَابَآؤُنَا مِن قَبۡلُ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِي... ﴾
Sûratu'n-NemlAndolsun ki, bu tehdit bize yapıldığı gibi, daha ö...
﴿ قُلۡ سِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ ﴾
Sûratu'n-NemlDe ki: Yeryüzünde gezin de, günahkârların akıbeti...
﴿ وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَيۡهِمۡ وَلَا تَكُن فِي ضَيۡقٖ مِّمَّا يَمۡكُرُونَ ﴾
Sûratu'n-Neml(Rasûlüm!) Onların yüzünden tasalanma, kurmakta ol...
﴿ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ﴾
Sûratu'n-NemlOnlar: Eğer doğru sözlü iseniz (söyleyin bakalım)...
﴿ قُلۡ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ رَدِفَ لَكُم بَعۡضُ ٱلَّذِي تَسۡتَعۡجِلُونَ ﴾
Sûratu'n-NemlDe ki: Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın...
﴿ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو فَضۡلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَشۡكُرُونَ ﴾
Sûratu'n-NemlŞüphesiz Rabbin, insanlara karşı lütuf sahibidir;...
﴿ وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَعۡلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمۡ وَمَا يُعۡلِنُونَ ﴾
Sûratu'n-NemlRabbin elbette onların kalplerinin gizlediklerini...
﴿ وَمَا مِنۡ غَآئِبَةٖ فِي ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ إِلَّا فِي كِتَٰبٖ مُّبِينٍ ﴾
Sûratu'n-NemlGökte ve yerde göze görünmeyen hiçbir şey yoktur k...
﴿ إِنَّ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانَ يَقُصُّ عَلَىٰ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ أَكۡثَرَ ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ يَخۡتَلِفُ... ﴾
Sûratu'n-NemlDoğrusu bu Kur'an, İsrailoğullarına, hakkında ihti...
﴿ وَإِنَّهُۥ لَهُدٗى وَرَحۡمَةٞ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'n-NemlVe o, müminler için gerçekten bir hidayet rehberi...