﴿ وَهَٰذَا ذِكۡرٞ مُّبَارَكٌ أَنزَلۡنَٰهُۚ أَفَأَنتُمۡ لَهُۥ مُنكِرُونَ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâİşte bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz mübarek bir...
﴿ ۞ وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَآ إِبۡرَٰهِيمَ رُشۡدَهُۥ مِن قَبۡلُ وَكُنَّا بِهِۦ عَٰلِمِينَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâAndolsun, daha önce de İbrahim’e rüşdünü/doğruyu y...
﴿ إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَا هَٰذِهِ ٱلتَّمَاثِيلُ ٱلَّتِيٓ أَنتُمۡ لَهَا عَٰكِفُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâHani o, babasına ve kavmine: "Kendilerine ibadet e...
﴿ قَالُواْ وَجَدۡنَآ ءَابَآءَنَا لَهَا عَٰبِدِينَ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâ"Atalarımızı bunlara ibadet ediyor bulduk.” dedile...
﴿ قَالَ لَقَدۡ كُنتُمۡ أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُمۡ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâİbrahim: “Andolsun siz de, atalarınız da apaçık bi...
﴿ قَالُوٓاْ أَجِئۡتَنَا بِٱلۡحَقِّ أَمۡ أَنتَ مِنَ ٱللَّٰعِبِينَ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâ“Sen bize hakkı mı getirdin, yoksa bizimle alay mı...
﴿ قَالَ بَل رَّبُّكُمۡ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ ٱلَّذِي فَطَرَهُنَّ وَأَنَا۠ عَلَىٰ ذَٰلِكُم مّ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâDedi ki: "Hayır! Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbi...
﴿ وَتَٱللَّهِ لَأَكِيدَنَّ أَصۡنَٰمَكُم بَعۡدَ أَن تُوَلُّواْ مُدۡبِرِينَ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâ“Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gitti...
﴿ فَجَعَلَهُمۡ جُذَٰذًا إِلَّا كَبِيرٗا لَّهُمۡ لَعَلَّهُمۡ إِلَيۡهِ يَرۡجِعُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâDerken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye...
﴿ قَالُواْ مَن فَعَلَ هَٰذَا بِـَٔالِهَتِنَآ إِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâOnlar: “Bunu putlarımıza kim yaptıysa şüphesiz ki...
﴿ قَالُواْ سَمِعۡنَا فَتٗى يَذۡكُرُهُمۡ يُقَالُ لَهُۥٓ إِبۡرَٰهِيمُ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâ(İçlerinden bazıları), “İbrahim denilen bir gencin...
﴿ قَالُواْ فَأۡتُواْ بِهِۦ عَلَىٰٓ أَعۡيُنِ ٱلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَشۡهَدُونَ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâ(Bir kısmı da) “O halde haydi, onu insanların gözü...