﴿ قَالُواْ يَٰوَيۡلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرۡقَدِنَاۜۗ هَٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَصَدَقَ ٱلۡم... ﴾
Sûratu Yâsîn"Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, R...
﴿ إِن كَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةٗ وَٰحِدَةٗ فَإِذَا هُمۡ جَمِيعٞ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ ﴾
Sûratu YâsînSadece korkunç bir ses olur. Bunun üzerine onların...
﴿ فَٱلۡيَوۡمَ لَا تُظۡلَمُ نَفۡسٞ شَيۡـٔٗا وَلَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ﴾
Sûratu YâsînO günde hiçbir kimseye en ufak bir zulüm yapılmaz....
﴿ إِنَّ أَصۡحَٰبَ ٱلۡجَنَّةِ ٱلۡيَوۡمَ فِي شُغُلٖ فَٰكِهُونَ ﴾
Sûratu YâsînDoğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürle...
﴿ هُمۡ وَأَزۡوَٰجُهُمۡ فِي ظِلَٰلٍ عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ مُتَّكِـُٔونَ ﴾
Sûratu YâsînKendileri ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine...
﴿ لَهُمۡ فِيهَا فَٰكِهَةٞ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ ﴾
Sûratu YâsînOrada, onlar için meyveler vardır. Canlarının iste...
﴿ سَلَٰمٞ قَوۡلٗا مِّن رَّبّٖ رَّحِيمٖ ﴾
Sûratu YâsînRahim olan Rabden sözlü bir selam vardır.
﴿ وَٱمۡتَٰزُواْ ٱلۡيَوۡمَ أَيُّهَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ ﴾
Sûratu YâsînEy günahkârlar! Bugün siz (bir tarafa) ayrılın!
﴿ ۞ أَلَمۡ أَعۡهَدۡ إِلَيۡكُمۡ يَٰبَنِيٓ ءَادَمَ أَن لَّا تَعۡبُدُواْ ٱلشَّيۡطَٰنَۖ إِنَّهُۥ لَكُمۡ عَ... ﴾
Sûratu Yâsîn"Ey Ademoğulları! Size, Şeytan'a ibadet etmeyin. Ç...
﴿ وَأَنِ ٱعۡبُدُونِيۚ هَٰذَا صِرَٰطٞ مُّسۡتَقِيمٞ ﴾
Sûratu YâsînBana ibadet edin. Dosdoğru yol budur, demedim mi?
﴿ وَلَقَدۡ أَضَلَّ مِنكُمۡ جِبِلّٗا كَثِيرًاۖ أَفَلَمۡ تَكُونُواْ تَعۡقِلُونَ ﴾
Sûratu YâsînO, sizden çoğu toplumları saptırmıştı. Hiç mi akıl...
﴿ هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِي كُنتُمۡ تُوعَدُونَ ﴾
Sûratu Yâsînİşte bu, size vadedilen Cehennem'dir.