﴿ قُل لِّمَنِ ٱلۡأَرۡضُ وَمَن فِيهَآ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûn(Rasûlüm!) de ki: Eğer biliyorsanız (söyleyin baka...
﴿ سَيَقُولُونَ لِلَّهِۚ قُلۡ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûn«Allah'a aittir» diyecekler. Öyle ise siz hiç düşü...
﴿ قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلسَّبۡعِ وَرَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡعَظِيمِ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnYedi kat göklerin Rabbi, azametli Arş'ın Rabbi kim...
﴿ سَيَقُولُونَ لِلَّهِۚ قُلۡ أَفَلَا تَتَّقُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnOnlar da diyeceklerdir ki: "Allah'tır." De ki: "O...
﴿ قُلۡ مَنۢ بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيۡءٖ وَهُوَ يُجِيرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيۡهِ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَم... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnEğer biliyorsanız (söyleyin), her şeyin melekûtu (...
﴿ سَيَقُولُونَ لِلَّهِۚ قُلۡ فَأَنَّىٰ تُسۡحَرُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûn«(Bunların hepsi) Allah'ındır» diyecekler. Öyle is...
﴿ بَلۡ أَتَيۡنَٰهُم بِٱلۡحَقِّ وَإِنَّهُمۡ لَكَٰذِبُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnDoğrusu biz onlara hakkı (gerçeği) getirdik; onlar...
﴿ مَا ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ مِن وَلَدٖ وَمَا كَانَ مَعَهُۥ مِنۡ إِلَٰهٍۚ إِذٗا لَّذَهَبَ كُلُّ إِلَٰهِۭ بِم... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnAllah, hiçbir surette bir çocuk edinmemiştir ve O'...
﴿ عَٰلِمِ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشۡرِكُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnAllah, (gaybı) gizliyi ve açığı bilendir. O, müşri...
﴿ قُل رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّي مَا يُوعَدُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûn(Rasûlüm!) De ki: «Rabbim! Eğer onlara yöneltilen...
﴿ رَبِّ فَلَا تَجۡعَلۡنِي فِي ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّٰلِمِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnbu durumda beni zalimler topluluğunun içinde bulun...
﴿ وَإِنَّا عَلَىٰٓ أَن نُّرِيَكَ مَا نَعِدُهُمۡ لَقَٰدِرُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnBiz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye...