﴿ فَإِذَا ٱسۡتَوَيۡتَ أَنتَ وَمَن مَّعَكَ عَلَى ٱلۡفُلۡكِ فَقُلِ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي نَجَّىٰنَا... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSen ve beraberindekiler gemiye yerleşince: "Bizi z...
﴿ وَقُل رَّبِّ أَنزِلۡنِي مُنزَلٗا مُّبَارَكٗا وَأَنتَ خَيۡرُ ٱلۡمُنزِلِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnVe yine şöyle de: "Rabbim! Beni mübarek bir yere i...
﴿ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ وَإِن كُنَّا لَمُبۡتَلِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnŞüphesiz bunda (Nûh ve kavminin başından geçenlerd...
﴿ ثُمَّ أَنشَأۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِمۡ قَرۡنًا ءَاخَرِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSonra onların ardından bir başka nesil meydana get...
﴿ فَأَرۡسَلۡنَا فِيهِمۡ رَسُولٗا مِّنۡهُمۡ أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُهُۥٓۚ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnOnlara kendilerinden; “Allah’a kulluk edin, sizin...
﴿ وَقَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱلۡأٓخِرَةِ وَأَتۡرَفۡنَٰ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnO peygamberin kavminden, Allah’a kâfir olan, ahire...
﴿ وَلَئِنۡ أَطَعۡتُم بَشَرٗا مِّثۡلَكُمۡ إِنَّكُمۡ إِذٗا لَّخَٰسِرُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnEğer, sizin gibi bir insana itaat ederseniz; işte...
﴿ أَيَعِدُكُمۡ أَنَّكُمۡ إِذَا مِتُّمۡ وَكُنتُمۡ تُرَابٗا وَعِظَٰمًا أَنَّكُم مُّخۡرَجُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSiz ölüp, toprak ve kemik olduğunuz zaman tekrar (...
﴿ ۞ هَيۡهَاتَ هَيۡهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûn“Hâlbuki bu size vaadolunan (öldükten sonra tekrar...
﴿ إِنۡ هِيَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنۡيَا نَمُوتُ وَنَحۡيَا وَمَا نَحۡنُ بِمَبۡعُوثِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnOnlar; "Hayatımız, ancak dünya hayatıdır. Ölürüz v...
﴿ إِنۡ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبٗا وَمَا نَحۡنُ لَهُۥ بِمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnBu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir k...
﴿ قَالَ رَبِّ ٱنصُرۡنِي بِمَا كَذَّبُونِ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnO peygamber: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşılı...