﴿ قَالَ عَمَّا قَلِيلٖ لَّيُصۡبِحُنَّ نَٰدِمِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnAllah şöyle buyurdu: "Pek yakında onlar mutlaka pi...
﴿ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ بِٱلۡحَقِّ فَجَعَلۡنَٰهُمۡ غُثَآءٗۚ فَبُعۡدٗا لِّلۡقَوۡمِ ٱلظَّٰلِمِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnDerken onları, gerçekleşmesi hak/kaçınılmaz olan b...
﴿ ثُمَّ أَنشَأۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِمۡ قُرُونًا ءَاخَرِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSonra onların ardından başka nesiller meydana geti...
﴿ مَا تَسۡبِقُ مِنۡ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnHiçbir ümmet, ecelinin önüne geçemez ve onu gecikt...
﴿ ثُمَّ أَرۡسَلۡنَا رُسُلَنَا تَتۡرَاۖ كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةٗ رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُۖ فَأَتۡبَعۡنَا... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSonra birbiri ardınca peygamberlerimizi gönderdik....
﴿ ثُمَّ أَرۡسَلۡنَا مُوسَىٰ وَأَخَاهُ هَٰرُونَ بِـَٔايَٰتِنَا وَسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٍ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSonra Mûsâ'yı ve kardeşi Hârûn'u ayetlerimizle ve...
﴿ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ وَمَلَإِيْهِۦ فَٱسۡتَكۡبَرُواْ وَكَانُواْ قَوۡمًا عَالِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnFiravun’a ve ileri gelenlerine. Ama onlar büyüklük...
﴿ فَقَالُوٓاْ أَنُؤۡمِنُ لِبَشَرَيۡنِ مِثۡلِنَا وَقَوۡمُهُمَا لَنَا عَٰبِدُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnBu yüzden: "Kavimleri bize kölelik edip dururken,...
﴿ فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُواْ مِنَ ٱلۡمُهۡلَكِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnBöylece o ikisini yalanladılar ve helâk edilenlerd...
﴿ وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ لَعَلَّهُمۡ يَهۡتَدُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnAndolsun biz Mûsâ'ya, belki onlar hidayeti bulurla...
﴿ وَجَعَلۡنَا ٱبۡنَ مَرۡيَمَ وَأُمَّهُۥٓ ءَايَةٗ وَءَاوَيۡنَٰهُمَآ إِلَىٰ رَبۡوَةٖ ذَاتِ قَرَارٖ وَمَ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnAndolsun ki biz Meryem oğlunu da, anasını da birer...
﴿ يَٰٓأَيُّهَا ٱلرُّسُلُ كُلُواْ مِنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَٱعۡمَلُواْ صَٰلِحًاۖ إِنِّي بِمَا تَعۡمَلُونَ عَ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnEy rasûller! Temiz şeylerden yiyin ve salih amelle...