﴿ فَفَرَرۡتُ مِنكُمۡ لَمَّا خِفۡتُكُمۡ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكۡمٗا وَجَعَلَنِي مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'“Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım....
﴿ وَتِلۡكَ نِعۡمَةٞ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنۡ عَبَّدتَّ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'"Benim başıma o nimeti kakmaktasın. (Halbuki) Sen...
﴿ قَالَ فِرۡعَوۡنُ وَمَا رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Firavun: “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.
﴿ قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Dedi ki: “Eğer yakin sahibi iseniz, (biliniz ki) O...
﴿ قَالَ لِمَنۡ حَوۡلَهُۥٓ أَلَا تَسۡتَمِعُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'(Firavun) Etrafında bulunanlara: “İşitmiyor musunu...
﴿ قَالَ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Mûsâ: “O; sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın d...
﴿ قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِيٓ أُرۡسِلَ إِلَيۡكُمۡ لَمَجۡنُونٞ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'(Firavun): “Size gönderilen bu elçiniz mutlaka del...
﴿ قَالَ رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُمۡ تَعۡقِلُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'(Mûsâ): “Doğunun, batının ve onların etrafında ola...
﴿ قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذۡتَ إِلَٰهًا غَيۡرِي لَأَجۡعَلَنَّكَ مِنَ ٱلۡمَسۡجُونِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'“Eğer benden başka ilâh edinirsen elbette seni zin...
﴿ قَالَ أَوَلَوۡ جِئۡتُكَ بِشَيۡءٖ مُّبِينٖ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Mûsâ: “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?...
﴿ قَالَ فَأۡتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Firavun: “Doğru söyleyenlerden isen haydi getir on...
﴿ فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعۡبَانٞ مُّبِينٞ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'(Mûsâ) bunun üzerine asasını bıraktı. O da hemen a...