﴿ لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُاْ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
﴿ فَيَأۡتِيَهُم بَغۡتَةٗ وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'İşte (bu azap) onlara ansızın gelecek ve farkında...
﴿ فَيَقُولُواْ هَلۡ نَحۡنُ مُنظَرُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Ardından: “Acaba bize mühlet verilir mi” derler.
﴿ أَفَبِعَذَابِنَا يَسۡتَعۡجِلُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Onlar yine de azabımızın çarçabuk gelmesini mi ist...
﴿ أَفَرَءَيۡتَ إِن مَّتَّعۡنَٰهُمۡ سِنِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'(Ey Muhammed!) Ne dersin? Biz onları yıllarca (dün...
﴿ ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُواْ يُوعَدُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Sonra kendilerine vaadedilen başlarına gelse, (hal...
﴿ مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يُمَتَّعُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda...
﴿ وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Biz uyarıcıları olmaksızın hiçbir memleketi helâk...
﴿ ذِكۡرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَٰلِمِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'"Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalimler değiliz."
﴿ وَمَا تَنَزَّلَتۡ بِهِ ٱلشَّيَٰطِينُ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Kur’an’ı Şeytanlar indirmedi.
﴿ وَمَا يَنۢبَغِي لَهُمۡ وَمَا يَسۡتَطِيعُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de y...
﴿ إِنَّهُمۡ عَنِ ٱلسَّمۡعِ لَمَعۡزُولُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Çünkü onlar (vahyedileni) duymaktan kesinlikle uza...