﴿ وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَيۡهِمۡ وَلَا تَكُن فِي ضَيۡقٖ مِّمَّا يَمۡكُرُونَ ﴾
Sûratu'n-NemlOnlar için üzülme, kurdukları tuzaklardan da sıkın...
﴿ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ﴾
Sûratu'n-Neml"Eğer, doğru söylüyorsanız bu vaat/tehdit ne zaman...
﴿ قُلۡ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ رَدِفَ لَكُم بَعۡضُ ٱلَّذِي تَسۡتَعۡجِلُونَ ﴾
Sûratu'n-NemlDe ki: "(Kim bilir?) Belki de çabucak istemekte ol...
﴿ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو فَضۡلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَشۡكُرُونَ ﴾
Sûratu'n-NemlŞüphesiz Rabbin, insanlara karşı lütuf sahibidir....
﴿ وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَعۡلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمۡ وَمَا يُعۡلِنُونَ ﴾
Sûratu'n-NemlŞüphesiz Rabbin, onların içlerinde gizlediklerini...
﴿ وَمَا مِنۡ غَآئِبَةٖ فِي ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ إِلَّا فِي كِتَٰبٖ مُّبِينٍ ﴾
Sûratu'n-NemlGökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık b...
﴿ إِنَّ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانَ يَقُصُّ عَلَىٰ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ أَكۡثَرَ ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ يَخۡتَلِفُ... ﴾
Sûratu'n-NemlDoğrusu bu Kur'an İsrailoğullarına hakkında ayrılı...
﴿ وَإِنَّهُۥ لَهُدٗى وَرَحۡمَةٞ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'n-NemlVe o, Müminler için bir hidayet ve rahmettir.
﴿ إِنَّ رَبَّكَ يَقۡضِي بَيۡنَهُم بِحُكۡمِهِۦۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡعَلِيمُ ﴾
Sûratu'n-NemlŞüphesiz Rabbin, onların arasında hükmünü verecekt...
﴿ فَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱللَّهِۖ إِنَّكَ عَلَى ٱلۡحَقِّ ٱلۡمُبِينِ ﴾
Sûratu'n-NemlSen artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz sen apaçık...
﴿ إِنَّكَ لَا تُسۡمِعُ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَلَا تُسۡمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوۡاْ مُدۡبِرِينَ ﴾
Sûratu'n-NemlSen, ölülere duyuramazsın, arkalarını dönüp gitmek...
﴿ وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِي ٱلۡعُمۡيِ عَن ضَلَٰلَتِهِمۡۖ إِن تُسۡمِعُ إِلَّا مَن يُؤۡمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا ف... ﴾
Sûratu'n-NemlSen, körleri sapıklıklarından doğru yola hidayet e...