﴿ طسٓمٓ ﴾
Sûratu'l-KasasTâ, Sîn, Mîm.[1]
﴿ تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡمُبِينِ ﴾
Sûratu'l-KasasBunlar apaçık kitabın ayetleridir.
﴿ نَتۡلُواْ عَلَيۡكَ مِن نَّبَإِ مُوسَىٰ وَفِرۡعَوۡنَ بِٱلۡحَقِّ لِقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ ﴾
Sûratu'l-Kasasİman eden bir toplum için, Mûsâ ve Firavun'un habe...
﴿ إِنَّ فِرۡعَوۡنَ عَلَا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَجَعَلَ أَهۡلَهَا شِيَعٗا يَسۡتَضۡعِفُ طَآئِفَةٗ مِّنۡهُمۡ يُ... ﴾
Sûratu'l-KasasFiravun, yeryüzünde üstünlük/büyüklük taslayıp, or...
﴿ وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَنَجۡعَلَهُمۡ أَئِمَّةٗ وَنَجۡع... ﴾
Sûratu'l-KasasBiz ise, ülkede güçsüz bırakılanlara ihsanda bulun...
﴿ وَنُمَكِّنَ لَهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَنُرِيَ فِرۡعَوۡنَ وَهَٰمَٰنَ وَجُنُودَهُمَا مِنۡهُم مَّا كَانُواْ... ﴾
Sûratu'l-KasasOnları ülkede güç sahibi kılmak, Firavun ile Hâmân...
﴿ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰٓ أُمِّ مُوسَىٰٓ أَنۡ أَرۡضِعِيهِۖ فَإِذَا خِفۡتِ عَلَيۡهِ فَأَلۡقِيهِ فِي ٱلۡي... ﴾
Sûratu'l-KasasMûsâ’nın anasına: ‘Onu emzir, onun adına bir tehli...
﴿ فَٱلۡتَقَطَهُۥٓ ءَالُ فِرۡعَوۡنَ لِيَكُونَ لَهُمۡ عَدُوّٗا وَحَزَنًاۗ إِنَّ فِرۡعَوۡنَ وَهَٰمَٰنَ وَ... ﴾
Sûratu'l-KasasFiravun hanedanı onu bulup aldılar. Sonunda onlara...
﴿ وَقَالَتِ ٱمۡرَأَتُ فِرۡعَوۡنَ قُرَّتُ عَيۡنٖ لِّي وَلَكَۖ لَا تَقۡتُلُوهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أ... ﴾
Sûratu'l-KasasFiravun’un karısı: "Benim ve senin için göz aydınl...
﴿ وَأَصۡبَحَ فُؤَادُ أُمِّ مُوسَىٰ فَٰرِغًاۖ إِن كَادَتۡ لَتُبۡدِي بِهِۦ لَوۡلَآ أَن رَّبَطۡنَا عَلَى... ﴾
Sûratu'l-KasasMûsâ’nın annesi kalbi bomboş olarak sabah etti. Eğ...
﴿ وَقَالَتۡ لِأُخۡتِهِۦ قُصِّيهِۖ فَبَصُرَتۡ بِهِۦ عَن جُنُبٖ وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ ﴾
Sûratu'l-Kasas(Annesi) Mûsâ’nın kız kardeşine; “Onu takip et!” d...
﴿ ۞ وَحَرَّمۡنَا عَلَيۡهِ ٱلۡمَرَاضِعَ مِن قَبۡلُ فَقَالَتۡ هَلۡ أَدُلُّكُمۡ عَلَىٰٓ أَهۡلِ بَيۡتٖ يَك... ﴾
Sûratu'l-KasasBiz daha önceden (annesine geri verilinceye kadar)...