﴿ لَقَالُوٓاْ إِنَّمَا سُكِّرَتۡ أَبۡصَٰرُنَا بَلۡ نَحۡنُ قَوۡمٞ مَّسۡحُورُونَ ﴾
Sûratu'l-HicrYine de: “Gözlerimiz perdelendi, belki de hepimiz...
﴿ وَلَقَدۡ جَعَلۡنَا فِي ٱلسَّمَآءِ بُرُوجٗا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrGökte burçlar (yıldızlar) varettik ve onları bakan...
﴿ وَحَفِظۡنَٰهَا مِن كُلِّ شَيۡطَٰنٖ رَّجِيمٍ ﴾
Sûratu'l-HicrOnu (göğü) kovulmuş şeytanlardan koruduk.
﴿ إِلَّا مَنِ ٱسۡتَرَقَ ٱلسَّمۡعَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابٞ مُّبِينٞ ﴾
Sûratu'l-HicrAncak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da ardı...
﴿ وَٱلۡأَرۡضَ مَدَدۡنَٰهَا وَأَلۡقَيۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ وَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَيۡءٖ مَّوۡز... ﴾
Sûratu'l-HicrYeri de yaydık. Oraya sabit dağlar yerleştirdik. O...
﴿ وَجَعَلۡنَا لَكُمۡ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسۡتُمۡ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrOrda sizler için ve kendisine rızık vermekten soru...
﴿ وَإِن مِّن شَيۡءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٖ مَّعۡلُومٖ ﴾
Sûratu'l-HicrHazineleri bizim katımızda olmayan hiçbir şey yokt...
﴿ وَأَرۡسَلۡنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَسۡقَيۡنَٰكُمُوهُ وَمَآ... ﴾
Sûratu'l-HicrRüzgârları da (bulutlara yağmur )aşılayıcılar olar...
﴿ وَإِنَّا لَنَحۡنُ نُحۡيِۦ وَنُمِيتُ وَنَحۡنُ ٱلۡوَٰرِثُونَ ﴾
Sûratu'l-HicrŞüphesiz biz, hem hayat veririz hem de öldürürüz....
﴿ وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَقۡدِمِينَ مِنكُمۡ وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَـٔۡخِرِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrSizden önce geçenleri bildiğimiz gibi, sizden sonr...
﴿ وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحۡشُرُهُمۡۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٞ ﴾
Sûratu'l-HicrKesinlikle, Rabbin onları bir araya toplayacaktır....
﴿ وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ ﴾
Sûratu'l-Hicrİnsanı kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu...