﴿ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّلۡمُتَوَسِّمِينَ ﴾
Sûratu'l-Hicrİbret almak isteyenlere bu olayda işaretler vardır...
﴿ وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٖ مُّقِيمٍ ﴾
Sûratu'l-HicrO (şehir, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerind...
﴿ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrBunda müminler için de bir işaret vardır.
﴿ وَإِن كَانَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡأَيۡكَةِ لَظَٰلِمِينَ ﴾
Sûratu'l-Hicr(Şuayb'ın kavmi olan) Eyke halkı zalimlik etti.
﴿ فَٱنتَقَمۡنَا مِنۡهُمۡ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٖ مُّبِينٖ ﴾
Sûratu'l-HicrHer iki (şehir) de açık (gidip gelinen) bir yolun...
﴿ وَلَقَدۡ كَذَّبَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡحِجۡرِ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrŞüphesiz Hicr (Semud) halkı da peygamberleri yalan...
﴿ وَءَاتَيۡنَٰهُمۡ ءَايَٰتِنَا فَكَانُواْ عَنۡهَا مُعۡرِضِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrOnlara ayetlerimizi göndermiştik ama ondan yüz çev...
﴿ وَكَانُواْ يَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrOnlar, dağları oyarak evler yapıyorlardı. Güven iç...
﴿ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُصۡبِحِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrSabahladıklarında onları da bir çığlık yakalayıver...
﴿ فَمَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ ﴾
Sûratu'l-HicrKazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.
﴿ وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَآ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ ل... ﴾
Sûratu'l-HicrBiz, gökleri, yeri ve arasındakileri ancak hak ile...
﴿ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلۡخَلَّٰقُ ٱلۡعَلِيمُ ﴾
Sûratu'l-HicrElbette Rabbin, her şeyi yaratandır, her şeyi bile...