﴿ وَمَا يَنظُرُ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا صَيۡحَةٗ وَٰحِدَةٗ مَّا لَهَا مِن فَوَاقٖ ﴾
Sûratu's-SâdOnlar geri dönüşü olmayan bir tek çığlıktan başka...
﴿ وَقَالُواْ رَبَّنَا عَجِّل لَّنَا قِطَّنَا قَبۡلَ يَوۡمِ ٱلۡحِسَابِ ﴾
Sûratu's-Sâd"Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim payımızı çabu...
﴿ ٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱذۡكُرۡ عَبۡدَنَا دَاوُۥدَ ذَا ٱلۡأَيۡدِۖ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌ ﴾
Sûratu's-SâdOnların söylediklerine sabırlı ol. O kuvvet sahibi...
﴿ إِنَّا سَخَّرۡنَا ٱلۡجِبَالَ مَعَهُۥ يُسَبِّحۡنَ بِٱلۡعَشِيِّ وَٱلۡإِشۡرَاقِ ﴾
Sûratu's-SâdDoğrusu biz dağlara boyun eğdirdik. Akşam ve sabah...
﴿ وَٱلطَّيۡرَ مَحۡشُورَةٗۖ كُلّٞ لَّهُۥٓ أَوَّابٞ ﴾
Sûratu's-SâdToplanmış kuşlarda (onunla birlikte tesbih ettiler...
﴿ وَشَدَدۡنَا مُلۡكَهُۥ وَءَاتَيۡنَٰهُ ٱلۡحِكۡمَةَ وَفَصۡلَ ٱلۡخِطَابِ ﴾
Sûratu's-SâdOnun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet...
﴿ ۞ وَهَلۡ أَتَىٰكَ نَبَؤُاْ ٱلۡخَصۡمِ إِذۡ تَسَوَّرُواْ ٱلۡمِحۡرَابَ ﴾
Sûratu's-SâdSana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvar...
﴿ إِذۡ دَخَلُواْ عَلَىٰ دَاوُۥدَ فَفَزِعَ مِنۡهُمۡۖ قَالُواْ لَا تَخَفۡۖ خَصۡمَانِ بَغَىٰ بَعۡضُنَا عَ... ﴾
Sûratu's-SâdDâvud’un yanına gitmişlerdi de, Dâvud onlardan kor...
﴿ إِنَّ هَٰذَآ أَخِي لَهُۥ تِسۡعٞ وَتِسۡعُونَ نَعۡجَةٗ وَلِيَ نَعۡجَةٞ وَٰحِدَةٞ فَقَالَ أَكۡفِلۡنِيه... ﴾
Sûratu's-SâdBu benim kardeşimdir, onun doksan dokuz koyunu, be...
﴿ قَالَ لَقَدۡ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعۡجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦۖ وَإِنَّ كَثِيرٗا مِّنَ ٱلۡخُلَطَآءِ ل... ﴾
Sûratu's-SâdDâvud: "Koyununu kendi koyunları arasına katmak is...
﴿ فَغَفَرۡنَا لَهُۥ ذَٰلِكَۖ وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلۡفَىٰ وَحُسۡنَ مَـَٔابٖ ﴾
Sûratu's-SâdBöylece onu bağışladık. Şüphesiz onun bizim katımı...
﴿ يَٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلۡنَٰكَ خَلِيفَةٗ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱحۡكُم بَيۡنَ ٱلنَّاسِ بِٱلۡحَقِّ وَلَا تَت... ﴾
Sûratu's-SâdEy Dâvud! Seni yeryüzünde bir halife kıldık. O hal...