﴿ وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَآءَ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَا بَٰطِلٗاۚ ذَٰلِكَ ظَنُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا... ﴾
Sûratu's-SâdBiz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere ya...
﴿ أَمۡ نَجۡعَلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ كَٱلۡمُفۡسِدِينَ فِي ٱلۡأَرۡضِ أَمۡ نَج... ﴾
Sûratu's-SâdYoksa iman edip salih amellerde bulunanları, yeryü...
﴿ كِتَٰبٌ أَنزَلۡنَٰهُ إِلَيۡكَ مُبَٰرَكٞ لِّيَدَّبَّرُوٓاْ ءَايَٰتِهِۦ وَلِيَتَذَكَّرَ أُوْلُواْ ٱلۡأ... ﴾
Sûratu's-Sâd(Bu), ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğü...
﴿ وَوَهَبۡنَا لِدَاوُۥدَ سُلَيۡمَٰنَۚ نِعۡمَ ٱلۡعَبۡدُ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌ ﴾
Sûratu's-SâdDâvud’a Süleyman’ı bağışladık. O, ne güzel bir kul...
﴿ إِذۡ عُرِضَ عَلَيۡهِ بِٱلۡعَشِيِّ ٱلصَّٰفِنَٰتُ ٱلۡجِيَادُ ﴾
Sûratu's-SâdHani akşama doğru kendisine, üç ayağının üzerinde...
﴿ فَقَالَ إِنِّيٓ أَحۡبَبۡتُ حُبَّ ٱلۡخَيۡرِ عَن ذِكۡرِ رَبِّي حَتَّىٰ تَوَارَتۡ بِٱلۡحِجَابِ ﴾
Sûratu's-SâdO da şöyle demişti: "Hayrı sevmek beni, Rabbimin z...
﴿ رُدُّوهَا عَلَيَّۖ فَطَفِقَ مَسۡحَۢا بِٱلسُّوقِ وَٱلۡأَعۡنَاقِ ﴾
Sûratu's-Sâd“Onları bana geri getirin.” (dedi). Sonra da (onla...
﴿ وَلَقَدۡ فَتَنَّا سُلَيۡمَٰنَ وَأَلۡقَيۡنَا عَلَىٰ كُرۡسِيِّهِۦ جَسَدٗا ثُمَّ أَنَابَ ﴾
Sûratu's-SâdAndolsun biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üs...
﴿ قَالَ رَبِّ ٱغۡفِرۡ لِي وَهَبۡ لِي مُلۡكٗا لَّا يَنۢبَغِي لِأَحَدٖ مِّنۢ بَعۡدِيٓۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡ... ﴾
Sûratu's-SâdDedi ki: “Rabbim, bana mağfiret buyur ve benden so...
﴿ فَسَخَّرۡنَا لَهُ ٱلرِّيحَ تَجۡرِي بِأَمۡرِهِۦ رُخَآءً حَيۡثُ أَصَابَ ﴾
Sûratu's-SâdBöylece biz de rüzgârı onun buyruğuna verdik. Onun...
﴿ وَٱلشَّيَٰطِينَ كُلَّ بَنَّآءٖ وَغَوَّاصٖ ﴾
Sûratu's-SâdBütün bina ustası ve dalgıç Şeytanları da (onun em...
﴿ وَءَاخَرِينَ مُقَرَّنِينَ فِي ٱلۡأَصۡفَادِ ﴾
Sûratu's-SâdBukağılara vurulmuş halde birbirlerine yaklaştırıl...